Kaç Kişi Online

Menü

23 Haziran 2016 Perşembe

Okudum: Fülfül Büyüsü


Kipadan on liraya almıştım bu kitabı. İndirimli kitap görünce pek dayanamıyorum da. İlla bir tane alacağım yani. Zaten son zamanlarda polisiye okudum çokca. Ehh haliyle sıktı hep aynı tür hep aynı tür. Bu kitabın da değişik bir havası vardı. 'Zapta geçmemiş bir büyücünün masalı' cümlesi yeterince kandırıcı geldi. Ben de Ahmet Ümit'e biraz ara verip bu kitabı okudum. Fakat umduğumu bulamadım. Sırf yarım bırakmayı sevmediğimden ve yazarın kitabın sonunu nasıl bağladığını merak ettiğimden sonuna kadar okudum. Pek sevmedim belki ama zaman kaybı da diyemem. Çünkü iyi kötü her kitap bir şeyler katıyor insana. Almasını bilenlere tabii...

18 Haziran 2016 Cumartesi

Önce Kendini Sev



Bugün kendimi sinemaya götürdüm. Evet, kendimi! Başkalarını mutlu etmeye çalışmaktan yorulan biri olarak bugün de kendimi mutlu etmek istedim. İlk olarak kimseden bir şey beklememe durağında inip kendi kendime yürümeye başladım. Sessizlik ormanında dinlenip huzur denizinde yüzdüm. Ve yoluma daima 'önce kendini sev' sokağında devam ettim. O yolda yürüdüğüm sürece önüme çıkan engelleri daha kolay aşabileceğimi biliyordum. Ve bu yolda yürürken istediğim kişi olabiliyordum. Mesela yeri geliyor annesinin sözünü dinleyen ufak bir kız oluyorum yeri geliyor kızının başını şefkatle okşayan bir anne... Ah tabii ki kalkıp bir angelina jolie olamıyorum. Bu da benim eksikliğim...

15 Haziran 2016 Çarşamba

Blogger Profiline Geçiş Yapma


Blogger'daki profiliniz google + profili mi yoksa blogger'a özel olarak oluşturduğunuz profil mi? Ben blogumu açtığımdan bu yana google + profili kullanıyor(d)um. İkinci bir şıkkın varlığından habersiz... Ama sonra baktım ki adımın üzerine tıklandığında blogger profili yerine google +  profili çıkıyor dolayısıyla da bloguma rahat bir şekilde ulaşılamıyor. Eh bu engeli kaldırmak lazım o zaman dedim ve hiçbir şey yapmadım. Google amcaya sormaya üşendim işte. Şimdiki nesil pek bi üşengeç yahu...

12 Haziran 2016 Pazar

Bu Aralar Neler İzledim #1



İki animasyon filmi iki de george clooney filmi izledim geçtiğimiz hafta. Çizgi film seven biri olarak animasyon da seviyorum haliyle. Gördüm mü kaçırmıyorum izliyorum hemen. Favori animasyonlarım yukarı bak, cesur, karlar ülkesi, ölü gelin şeklinde gidiyor. (Tabii ki uzayıp giden bir favori listem var. ) Sizinkiler neler peki? En son hangi filmi izlediniz? Ne sıklıkla sinemaya gidiyorsunuz? Birazcık soru yağmurundan kimseye zarar gelmez dimi?

10 Haziran 2016 Cuma

Şanssızlığın Dibi


Ah şu aralar şanssızlığın dibini görmüş durumdayım. Her işim ters gitti neredeyse. Az çok alışkınım böyle durumlara ama her gün her gün bir aksilik olunca insan dayak yemiş gibi oluyor. Şans kolyesi, bilekliği, taşı falan ne varsa alacağım artık. Bu ne böyle yahu? (Sus isyan etme çarpılırsın.)

1 Haziran 2016 Çarşamba

Ortaya Karışık #1


Annem bir haftadır temizlik yapıyor. Kendi tabiriyle dip temel temizlik yapıyormuş. Nasıl bir temizlikse artık evin altını üstüne getirdi. Bir yandan eşyaları ayıklayıp kıyabildiklerini atıyor bir yandan da kalanları temizleyip düzenliyor. Ben pek karışmıyorum kendisine. Ayak bağı olmamak için... Yine çok düşünceliyim biliyorum. Şaka bir yana beni kızdırdığı için annemin işine karışmak istemedim. O yüzden ben yemek işini devraldım. En azından severek yaptığım bir iş.