Kaç Kişi Online

Menü

29 Şubat 2016 Pazartesi

YapBoz

Neyi eksikse onu istiyor insan, bitmeyen yapbozun parçalarını aramak gibi yaşam...

Hava çok güzel ve ben her zamanki gibi dışarıya çıkmaya üşeniyorum. Yine belli de olmaz birkaç saate kaçarım belki sahile. Aslında kuaföre gidip saçımı kestirmem lazım. Çarşıya gidip alacaklarım da var. Hem bunları yapmak hem sahilde yürüyüş yapmak hem de evde kalmak istiyorum. Tabii bu istiyorum fiilinin kafamdaki kalıcılığı 5 dakika falan. (Açık parfüm bile daha kalıcı!) 5 dakika sonra hiçbir şey istemiyorum diyen asi bir ergene dönüşüyorum. Biliyorum çoğumuz da böyleyiz. Umarım bu gelgitler kısır döngü şeklindeki ilerleyişinde bir zincirleme kazaya falan kurban gider de kurtuluruz. Zira plan yapıp boza boza yapboza dönüyor hayat. En azından elimizdeki yapbozları sabitleyip yerlerine yenilerini almak için çabalasak... Vee başarsak. Vee sonra güzel günleri görsek ya da güzel günler bizi görse yahut aynı anda göz göze gelsek falan. Ne iyi olur değil mi? :)

24 Şubat 2016 Çarşamba

İzmir Yolcusu


İzmirimi özledim. Duydum ki o da beni özlemiş. O zaman kavuşma vakti artık dedim. Atladım sabah otobüse. Daha varamadım ama hala otobüsteyim. Planım 7 gibi uyanıp 8 arabasına yetişmekti. 9 gibi kalkıp 10 arabasına binebildim anca. Ehh ne yapalım planlar bozulmak içindir bazen. Hem ben kendimi biliyorum yani kalkamayacağım belliydi. Dün de biraz yoruldum diye uyku bal gibi geldi sabah. Dedim ne olacak biraz daha beklesin İzmir beni. Umarım gidince trip atmaz. Kafam bozuk valla kavga ederiz.

21 Şubat 2016 Pazar

Bir Ula Macerası

Dün için kızlarla ula gölete gitme planı yapmıştık. Hava güzel olunca insanın kendini dışarıya atası geliyor haliyle. Biz de attık kendimizi doğaya. Ben zaten daha önce gitmiştim ula gölete. Çok da sevmiştim. Kızlar ilk defa gittiler, bayıldılar resmen. Bol bol fotoğraf çekildik. Tabii ben hiçbir sosyal mecraya atamadım fotoğrafları. Facebookumu da instagramımı da dondurdum çünkü. Tamamen zaman kaybı gördüğümden dolayı. Ama tam da zamanında kapatmışım. Biraz pişman olmadım değil. Kararlıyım yine de onlarsız yaşamaya. Hem çok uzun zamandır kullanıyorum artık sıkılmaya başlamıştım. Daha androide gelmemişti instagram o zamanlar düşünün yani. Hevesimi aldım fazlasıyla. Hatta selfieyi ben bulmuş bile olabilirim. Ayy nerden nereye geldim yine çenem düştü. Neyse işte gittik gezdik göleti. Bir fotoğraf da atayım hemen sizlere.

5 Şubat 2016 Cuma

Sıradaki Yağmur Size Gelsin


Bardaktan boşanırcasına yağıyordu yağmur. Yine onun yapamadığını yapıyordu, içini döküyordu bugün. Ona da içini dökme çağrısında bulunuyordu en dostane haliyle. Bu çağrıyı asla duyamayacak olanlar şemsiyelerini çoktan açmışlardı. Şemsiyesizlerse sağa sola kaçışıp bir yerlere sığınmakla meşgullerdi. O ise yağmurun hızına inat ağır ağır yürüyordu. Gidecek yeri de koşturacak hali de yoktu zaten.