İzmir'de daha önce bayan otobüs şoförü gördüm mü hatırlamıyorum. Elbet vardır da ben pek otobüs kullanmıyorum diye görmemişimdir. Muğla'da ise birkaç defa görmüştüm ama bindiğim otobüse denk gelmemişti hiç. Bugün denk geldi. Ama nazar değdirdik galiba otobüs bozuluverdi. Hava da yağmurlu olunca otobüste beklemek zorunda kaldık. Ben en arkada iki erkeğin arasında oflayıp puflarken bir on dakika geçmiştir herhalde. Abla bu süre içinde ön taraftaki öküz heriflerden tepki almış olacak ki zorladı otobüsü resmen. Kaplumbağa hızında ilerledik öyle. Sonra başka otobüse geçtik ablayla birlikte. Bu sefer en öne oturdum insanları gözlemlemek için. Çocuğun biri ön kapının yanında dikilip ablanın otobüsü nasıl kullandığını denetledi. Benim hemen arkamda oturan öküz herifler ablaya laf atmaya devam ettiler. Öküzlerden biri otobüsü değil de şoförü değiştirseydik keşke dedi. Abla duyacak ayıp olum diyen arkadaşına sevdiğimden diyorum olum inerken konuşucam hatta diyerek sapıklık da yaptı. O ara benim sinirlerim uzaya fırladı tabii. Ama baktım da laf söylenecek tipler değil hiç. Yani söylesem utanıp gücenmek yerine bana sataşacaklar. Boşverdim o yüzden. İçimden ablaya üzülmeye devam ettim. Bu öküzler her zaman her yerde bizleri rahatsız etmeye devam edecek biliyorum. Ve biz her zaman üzülen taraf olamayız. Olmamalıyız.
YUKARI ÇIK
Kaç Kişi Online
10 Mart 2016 Perşembe
8 Mart 2016 Salı
Haftanın Bloğu: Engin Ergin'in Bloğu
Geçen hafta Anne Güncesi tarafından haftanın blogu seçilince ben de bu güzel etkinliğe katılma kararı aldım. Hem Mevlana ne demiş: Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. Biz de tutuşturulması gereken mumlar için harekete geçelim o halde. Bu hafta seçtiğim mum oldukça yeni. Henüz 5 yazısı var. Blogunu açış tarihi 21 Şubat. Yazıları oldukça özgün, keyifli ve akıcı. Ayrıca Muğla'lı kendisi. İç mimarlık ve çevre tasarımı bölümünden mezun olmuş. Konuşmaktan ve fotoğraf çekmekten haz duyuyormuş. Yazı dili kadar konuşma dilinin de güzelliğine inandığım bu blogger arkadaşımızı ziyarete gidiyoruz bu hafta. Şimdi misafirlik zamanı!
MİSAFİR OLACAĞIMIZ EVİN ADRESİ BURDA :)
6 Mart 2016 Pazar
Kırk Altı
Sonunda bu sabah yağışsız bir güne merhaba diyebildik. Ve ben kaç sabahtır yapmak istediğim yürüyüşü nihayet gerçekleştirebildim. Ağır ağır bir pazar kahvaltısı yaptıktan sonra da keyif çayımı yudumlarken gazetemi okumaya başladım. Eyüboğlu Eğitim Kurumları'nın 46. yılı için yazmış olduğu bir yazıyla karşılaştım biraz önce. Çok hoşuma gitti bu orjinal kuruluş yıl dönümü yazısı. O yüzden sizlerle paylaşmak istedim. Keyifli okumalar ve iyi pazarlar dilerim :)
4 Mart 2016 Cuma
Şıpsevdi
Şıpsevdi çocukluğumun ciklet markası. Şıpsevdi bir hüseyin rahmi gürpınar romanı. Şıpsevdi bir film veya şarkı adı. Bunlar tamam da şıpsevdi insan nedir yahu? Çiçek çiçek gezen arılar gibi... Utanmasalar kendileri için aşık olunacak insanlar listesi hazırlayacaklar. Ama ben yine de şıpsevdi kardeşlerimin iyiliğini düşündüğümden öneride bulunmadan geçemeyeceğim. Sevgili şıpsevdi kardeşlerim, hercai menekşelerim, ayran gönüllülerim, biraz seçici olun, önünüze ne koyarlarsa yemeyin sonra neme lazım zehirlenirsiniz falan kıyamam sizlere. Ben kıyamam dedim ama atalarımız fena bir söz söylemiş sizin için: Hamama gider kurnaya, düğüne gider zurnaya aşık olur.
2 Mart 2016 Çarşamba
Dönüş
“Nereye gidersek gidelim, bütün gidişlerimiz, bir büyük dönüş yolculuğunun ayrıntılarından ibarettir aslında”
Muğla'ya dönüş yaptım bugün. Bir hafta geçti gitti bile İzmir'de. Ama bana bir ay gibi geldi. Doydum resmen. Yolculukta zor oldu bu sefer. Midem acayip bulandı. Derin derin nefes alıp verdim yol boyu. Aslında beni yol tutar böyle hep. Binmeden önce bir soda içince baya iyi geliyor inene kadar sıkıntı olmuyordu. İşlemedi bugün maalesef. Sonra anladım ki ben midemi bozmuşum ondan işlememiş. Ya üşüttüm midemi ya da yediğim bir şey dokundu. Şükür ki grip olmadım İzmir'de. Güzel havalara aldanıp ceketsiz çıktım hep. Bir de iki üç sefer dondurma yedim. Geçen gün de sahilde bir güzel rüzgar yedim afiyetle. Olan mideye oldu. Geçer inşallah yarına. Yarın da bir sürü işim var. Sabah okula gideceğim sonra bankaya gidip kartımı alacağım ordan aöf bürosuna uğrayıp ders kitaplarımı alacağım ve eve gelip kitapları bırakacağım sonra tekrar derse gideceğim dönüşte de pertim çıkmış olacak herhalde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





